Blog

Edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2014 Salı




Lizbon’a Gece Treni romanıyla
milyonlarca okur ve hayran edinen
Pascal Mercier,
Lea’da yine baba-evlat teması
üzerine yoğunlaşırken derin duygular,
mantık dışı anlar, suç ve suçluluk kavramları üzerine düşündürüyor.

Lea annesinin ölümünden sonra büyük bir yalnızlığa düşer ve kendi iç dünyasına çekilir. Babasının bile girmesine izin vermediği bu dünyadan onu, Bern Garı’nda duyduğu ve hayatında bir dönüm noktası olan bir keman sesi çıkarır. Tutkuyla ve hırsla keman çalarak dış dünyayla bağlantı kuran Lea’nın olağanüstü bir yeteneğe sahip olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte baba-kızın hayatları ve ilişkileri yıllar içinde önlenemez şekilde değişir. Zirveye çıkmak uğruna bütün değerlere sırt çeviren kızının sevgisini ve yakınlığını yitirmemek uğruna seçtiği yol, baba Martijn van Vliet’i şaşırtıcı bir karara yöneltecektir.

Edebiyatıyla ve müzikleriyle tanıdığınız HÜSNÜ ARKAN
3 yıl aradan sonra
yeni romanıyla okurlarının karşısında.


Bu kez farklı, ancak her daim güncel kalan bir konuda yazdı.
Hırsız ve Burjuva, neo-liberal dogmaların beslediği yeni bir ortaçağ tehlikesine dikkat çekmeyi amaçlayan, sebepsiz ve haksız zenginliği, sermaye birikimini eleştiren, çok ses getirecek ironik bir roman…

"Büyük hırsızlar karanlıkların çocuklarıdır; aydınlıkta önlerini göremezler, gün ışığı gözlerini kamaştırır, tökezlerler ve yerlerde sürünürler. Bu yüzden kısa süren aydınlık çağları, bir vampir gibi tabutlarının içinde geçirirler. Sonra kapak açılır. 
Kapağı genellikle salağın biri açar. 
Artık Karanlıkana hırsızı korumaya hazırdır… 
İyi ruhlar mekânı çoktan terk etmişler, otoriteyi karanlığa bırakmışlardır."


12 Eylül 1980 günü, muhasebeci bir babayla öğretmen bir annenin oğlu olarak doğan Evren, çöplüklerden geçinen Ruhan, Evren’in hayallerini süsleyen bar kadını Gülgün, oturdukları yoksul mahalle, çalıntı mal satarak geçinen İsmail, işbitirici Hadim Bey, büyük ekonomik fırtınalarda bile, şansının ve Hadim Bey’in yardımıyla kayığını sakin bir limana ulaştırmayı her zaman başaran Mubah Şirketler Grubu’nun patronu kadın düşkünü Eyüp ve bütün bu kişileri hırsızlık bağlamında birbirine bağlayan, trajik bir sona götüren rastlantılar.

Belirgin olan tek şeyin belirsizlik olduğu, özgürlüğe sınırların konulduğu bir çağda, çağdaş bir isyan, Hırsız ve Burjuva.