Blog

Tuncay Özkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tuncay Özkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Kasım 2013 Cuma



2008 yılından bu yana Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan Tuncay Özkan'ın cezaevinde yazdığı ilk romanı Ötekiler Pen Yönetim Kurulu tarafından ayın kitabı seçildi. 

Yayımlandığı günden bu yana okurdan da yoğun ilgi gören Ötekiler, İstanbul Kitap Fuarı'nda halen cezaevinde tutuklu bulunan yazarımıza destek vermek isteyen dostları tarafından imzalandı.



Ötekiler romanında geçen olaylar, yerler ve kişiler gerçektir. Olayların tamamı gerçek bir yaşam öyküsünden kurgulanarak romanlaştırılmıştır.

Tuncay Özkan, Hüseyin Yanç’ın gözünden dağdaki yaşamı, kadın gerillaların dağlardaki yaşamını, kadınlığın ve aşkın yasaklanışını, yasak aşkları ve sevişmeleri, dağlarda doğan ve terk edilen bebekleri, basılıp yakılan köyleri, bölge insanının gerçeğini anlatıyor. Savaş hali içinde insanın nasıl vahşileşebileceğini; karşıdaki, düşman, bizden olmayanlarla yani “öteki”lerle yüzleşmenin ve onun da sadece bir insan olduğunu fark etmenin tüm düşmanlık ve savaş duygularını nasıl altüst edeceğini yaşanmış hikâyelerle aktarıyor.

Ötekiler, adı unutturulmaya çalışılan bir entelektüelden çatışmaların ve savaşın içindeki insanlık dramını gözler önüne seren çarpıcı ve ön yargıları yıkacak bir roman.



2 Kasım 2013 Cumartesi


Bu romanda geçen olaylar, yerler ve kişiler gerçektir.
Olayların tamamı gerçek bir yaşam öyküsünden kurgulanarak romanlaştırılmıştır.


Dersim’in Sığşo Köyü’nde doğdu. Dağlarda devrimci oldu, Şam’da PKK’lı, Elazığ’da itirafçı, Silivri’de Ergenekoncu… “Terörist Başı” Abdullah Öcalan’ın hevaliydi, yıllarca çatıştığı, düşmanı Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’un “suç ortağı” yapıldı. Hep “ötekilerin” tarafına düştü. Dersim dağlarından, Silivri’nin bulutlarına yükselen gerçek bir yaşamın romanı.


Tuncay Özkan, Hüseyin Yanç’ın gözünden dağdaki yaşamı, kadın gerillaların dağlardaki yaşamını, kadınlığın ve aşkın yasaklanışını, yasak aşkları ve sevişmeleri, dağlarda doğan ve terk edilen bebekleri, basılıp yakılan köyleri, bölge insanının gerçeğini anlatıyor. Savaş hali içinde insanın nasıl vahşileşebileceğini; karşıdaki, düşman, bizden olmayanlarla yani “öteki”lerle yüzleşmenin ve onun da sadece bir insan olduğunu fark etmenin tüm düşmanlık ve savaş duygularını nasıl altüst edeceğini yaşanmış hikâyelerle aktarıyor. Ötekiler, adı unutturulmaya çalışılan bir entelektüelden çatışmaların ve savaşın içindeki insanlık dramını gözler önüne seren çarpıcı ve ön yargıları yıkacak bir roman.

Tuncay Özkan'a, PKK gerillalarına, orduya, kısaca hep birileri tarafından ötekileşitirilenlere dair olumlu ya da olumsuz ön yargılarınızı bir kenara bırakırsanız, sıra dışı bir ilk romanla, sıra dışı bir okuma deneyimi ve yeni bir romancıyla tanışma olanağı sizi bekliyor.